The Istanbul Connection:
Jazz Meets Turkey Now






 

December 2004 percussionist Ruben van Rompaey together with Kulsan Foundation organised a musical meeting between jazzmusicians from Rotterdam and jazz/folkmusicians from Istanbul.

March 2007 Istanbul Connection II was launched during an exciting concert in de Nieuwe Kerk in Amsterdam during the famous Istanbul Expostion.

The repertoire consists of Turkish traditionals and originals written by the up and coming guitarplayer Onur Ataman, by Dick de Graaf and Ruben van Rompaey.

Line up:
Onur Ataman – guitar and fretless guitar
Ruben van Rompaey – percussion
Jeroen van Vliet – piano and Fender Rodes
Dick de Graaf – tenor and soprano saxophones
Guus Bakker – acoustic and electric bass
Pascal Vermeer - drums

www.kulsan.org
contact mr. Adnan Dalkiran

The CD ISTANBUL CONNECTION I (with a.o. legendary guitar player Erkan Ogur and pianist Baki Duyarlar) is released on KALAN Records in Istanbul.
www.kalan.com

(Turkish) press:

Bir İstanbul Koleksiyonu

Istanbul Connection, iki ayrı müzikal dünya arasındaki bu tür özgün bir kaynaşmanın ürünü. Kalan Müzik’ten çıkan albümde, atmosferik saksafon ezgileri, perdesiz gitarın lirik sesleriyle doğal bir şekilde iç içe geçerken, ince, hafif perküsyon kullanımı da müziğe kendi rengini katıyor. Istanbul Connection, müzikteki arayışlarını halen sürdürüyor. Albüm, Türk müziğinden öğelerle harmanlanmış oldukça çarpıcı ve ilginç bir dünya müziği repertuarının örnekleri olan yedi kompozisyondan oluşuyor.

Kategorize edilemeyen bir sound

The İstanbul Connection, konserlerde yorumladığı kompozisyonları geçen yıl stüdyoya girip kaydetmiş.

Türkiye'den Erkan Oğur, Baki Duyarlar, Erdal Aksoy ile Hollanda'nın üç önemli cazcısından oluşan İstanbul Connection'ın, grupla aynı adı taşıyan albümü Kalan'dan çıktı. 2004'te şekillenen ve Hollanda'da birçok konser veren grup, çok iyi müzisyenlerden oluşuyor ama albümde virtüözüteye fazla prim vermiyorlar

23/01/2007 (245 kişi okudu)

ORHAN KAHYAOĞLU (Arşivi)

İSTANBUL - Bu albüm vesilesiyle, İstanbul Connection adlı bir grupla tanıştık. Albüme de kendi adını veren bu grubun özelliği, Türkiyeli ve Hollandalı üçer müzisyenden oluşması. Grubun yaptığı müziği, bir türe bağlamak zor. Kalan Müzik, albümün prezantasyonunda, 'dünya müziği' yaptıklarını söylese de albüm dikkatle dinlendiğinde bu türün içine de bizce konulamıyor. Türk müziği ve caz, iki ana müzikal kaynak. Ancak grubun yaptığı müziği tam anlamıyla bir kaynaşım sound'unun sonucu olarak görmek de zor. Belki, tüm bu türlerden izler var. Hatta bazı parçalar, bu türleri çağrıştırabiliyor. Albümü bir bütün olarak dinlediğimiz de, özel, apayrı bir müzikal kategoriden söz edemeyiz.
Grubun çekiciliği, müzisyenlerin yetkinliğinde. Grupta, büyülü gitaristimiz Erkan Oğur, çekirdek üye. Caz ortamımızın etkili piyanisti Baki Duyarlar yine bir altılının içinde yer alıyor. Grupta, akustik bası Erdal Aksoy çalıyor. Hollandalı üç müzisyen de, kendi ülkelerinin önemli caz sanatçıları. Bunlar, tenor ve soprano saksofonuyla Dick de Graaf; bendir, darbuka dahil farklı vurmalıları virtüöz düzeyinde çalan Ruben van Rumpaey ve davuluyla Joost Kron. İstanbul Connection, 2004 yılında şekillenmiş. Grup Hollanda'da verdikleri konserlerin ardından, geçen yılın son ayında bir stüdyoya girip yorumladıkları kompozisyonlarının kayıtlarını yapmışlar. Yedi parçanın bir araya gelmesiyle, elimizdeki albüm ortaya çıkmış. Grup duygusu tam oturmamış
Albümdeki parçalardan yedisi de farklı, çarpıcı örnekler. Dolayısıyla da her biri farklı müzikal yolculuklarla karşılaşıyor dinleyici. Yapıtın şık yanlarından biri, müzisyenlerin ne kadar usta olsalar da, gereksiz varyasyon ya da virtüöziteye fazla prim vermemeleri. Bireyselliklerinden ödün vermeden performanslarını sunuyorlar. Ancak, grubun iç müzikal iletişiminde, küçük de olsa kopukluklara rastlanıyor. Grup duygusunun, müzikal auranın, yani yarattıkları atmosferin tam anlamıyla oturmuş olduğunu söylemek zor. Müzisyenler tekil olarak gerçekten çok başarılı. Ancak kayıtların çokça incelikli olduğu söylenemez.
Tüm bu durum, grubun yine çağdaş ve sanatsal duyarlılıklardan ödün vermesi anlamına gelmiyor. Giriş parçası 'Çifte Bela'da, müzisyenlerin daha çok caz sanatındaki yetkinlikleri öne çıkıyor. Davulcunun tekniği ve stili hakkında hemen albümün başında, olumlu fikir sahibi olabiliyoruz. Erkan Oğur'un dokunaklı perdesiz gitar ve saksofoncu Dick de Graaf'ın kuşatıcı soloları parçanın etkili kesitleri. Aslında, grup üyelerinin kişisel maharetleri, çok uzun olmayan bu parçada belirginleşebiliyor. Öne çıkan, çokça, grubun caz algıları. Bu ilk parça vurmalılar çalan Ruben van Rompaey bestesi.
'Saba Nefes', albümün diğer çekici parçalarından biri. Müzikal açıdan değişken yapısı olan, Oğur'un perdesiz gitarıyla şekillenen; biraz lirik, birazsa Sufi müzik esinleri taşıyan 'Saba Nefes', dünya müziğine bir nebze yakın olsa da, cazın karakteristik özelliklerini içinde sıkça barındıran bir örnek. Dünya müziğini andıran ritimler, engin caz doğaçlamaları, Oğur'un Türk musikisi formuna yakın stil ve üslubu ortaya ilginç bir örnek çıkarmış. Ama, parçaya bir 'dünya müziği' örneği demek gerçekten zor. Böyle olması belki daha çekici.
Albümde bir geleneksel 'yürük semai' de var. Bizim, dünya müziğine en yakın bulduğumuz örnek bu. Cazın temel müzikal renkleri yine gündemde. Çok istisna bir örnek sayılmaz. Ancak, yine müzisyenlerin, başta Oğur ve Baki Duyarlar'ın enstrümanlarıyla yaptıkları etkili sololar, doğaçlama algıları çokça ön plana çıkmış bu parçada. Doğu ritimlerinin dikkat çekici biçimde öne çıktığı, vurmalılar sanatçısı Ruban van Rompaey bestesi 'Tünel'de Doğu müziklerinin, ritimlerinin açık esinleri var. Soloların ağırlıklı olduğu bu parçada, bebop cazının etkileri hissediliyor. Baki Duyarlar'ın 'Tesadüfi' adlı nefis bestesiyse 'dünya müziği' türüne çokça yaklaşan bir balad. Makam müziğiyle blues iç içe sanki. 'Why Birds Always Sing', saksofoncu Dick de Graaf'ın tüm enstrümantalist maharetlerini içeriyor. Çok spesifik bir caz ritmi var bu Graaf bestesinin.
The Istanbul Connection'ı, orijinal kılan ağırlıklı müzisyenleri. Kompozisyonları anlamlı bir vücuda sokan da onlar. Ama, insan bu müzisyenler grubundan daha özel ve derin soundlar bekliyor.
The İstanbul Connection/ Kalan Müzik

top